Hızlı Arama Yapın
Magazin

2016 Rio Olimpiyatlarını Gümüş Madalyalı Sporcusu Dopingli Çıktı

personMehmet Güney access_time1 gün önce

2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda gümüş kazanan Eunice Kirwa dopingli çıktı! 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda kadınlar maratonda gümüş madalya kazanan Ba ...

Magazin

Caster Semenya 3 bin metre kategorisinde yarışacak

personadmin izmir access_time1 gün önce

Caster Semenya’nın koşacağı kategori belli oldu. Güney Afrikalı dünya ve olimpiyat şampiyonu atlet Caster Semenya, gelecek ay Prefontaine Classic̵ ...

Magazin

Squash turnuvasında dereceye giren sporculara hediye vibratör

personadministanbul access_time1 gün önce

İspanya’da düzenlenen bir squash turnuvasında dereceye giren kadın sporculara vibratör, ağda kiti ve elektronik ayak törpüsü hediye edildi.  Cin ...

Spor Bakanımıza açık mektubumdur…

Sayın Bakanım; sizin de bildiğiniz üzere, 19.07.2015 tarihinde Danıştay’ın almış olduğu karar ile Federasyon seçimlerine aday olmak isteyenlere konulan %15 imza ve adaylık ücreti kaldırılmıştı. Bu karar öncesinde adaylar, başkan adaylığı için federasyonlara para yatırıyor ve adaylık için delegelerden imza topluyorlardı.

Danıştay’ın bu kararının ” yok hükmünde sayılması!!! ” ile başlayan tartışmalar, Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü’ne yapılan itirazlar nedeniyle, Spor Tahkim Kurulu’na taşınmıştı.

Tahkim Kurulu Kararını Verdi

Bu konularda yapılan itirazlar üzerine konu Spor Tahkim Kurulu’na taşındı. Tahkim Kurulu 2 hafta yaptığı çalışma sonucu kararını verdi. Tahkim, Danıştay’ın 2015 yılında almış olduğu karar uyarınca %15 imza ve adaylık ücretini yönetmelikten çıkardı ve uygulanmaması yönünde karar verdi.

Böylece % 15 imza ve adaylık ücreti yürürlükten kalktı.

Aynı zamanda spor federasyonlarına aday olacak insanların önleri açılmış oldu.

Bu kararla birlikte ülkemiz demokrasisi ve yeni vizyon sahibi insanların ülke sporuna vereceği katkıların da önünü açmıştır.

Fakat alınan bu kararın bazı federasyonlarca resmi gazetede yayımlatılmamış olması birçok kişinin kafasında soru işaretleri bırakmaktadır.

Danıştay’ın, tahkim kurulu kararını yerine getirmeyen federasyonlar üzerinde herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı merak edilmektedir.

Bizlerin inancı, danıştay’ın ve tahkim kurulunun aldığı bu kararın Spor Bakanlığı tarafından mevcut federasyonlara uygulatacağı yönündedir.

Konu ile alakalı siz devlet büyüklerimize olan inancımız tamdır.

Danıştay’ın ve tahkimin bu kararı uygulanmayacaksa federasyon başkanlığına aday olmak isteyenlerin mücadelesinin bir anlamı yoktur!

Genel Kurul Öncesi delegelere baskı uygulanıyor iddiası

Birçok yerde konuşulan ve iddia edilen durum ise, delegeler üzerindeki baskılar olduğu yönündedir.

En son 2018 yılında yapılan, Tekvando Federasyonu Mali Genel Kurulu ile ilgili dilden dile yayılan iddialar ise üzücüdür… Mali Genel Kurulda delege olarak kuradan çıkan kulüplerin başkanları federasyon yetkilileri tarafından telefon ile aranarak, hakları olan delegeliklerinden feragat edip, federasyonun belirlediği kişilere delegeliklerini aktarması yönünde baskılar olduğu söylentisi akıllarda soru işaretleri bırakmaktadır.

Bu baskıların sonuç verdiği ve birçok kulüplerin delegeliklerine federasyon başkanının kardeşi, akrabaları, eş ve dostlarının yazıldığı söylentisi endişe vericidir.

“Bu iddialara Sayın Tekvando federasyonu başkanı cevap vererek bizi aydınlatabilir.

Bu durum 2020 yılında yapılacak olan federasyon seçimleri içinde konuşulmaktadır. Birçok zorluklar içerisinde katıldığınız faaliyetlerin neticesinde elde ettiğiniz oy kullanma, ” DELEGE hakkınızı Türk sporunun ve bizden sonraki neslin geleceği için iyi kullanmalısınız… Elinizde bulundurduğunuz seçme hakkınız, sizin alın teriniz ve geleceğinizdir. Geleceğinizi kimsenin ipotek altına almasına müsaade etmeyiniz.

Bu tür tekliflerin yapılmasının iki nedeni var;

Birinci nedeni; yıllarca yönettikleri kurumda hakkaniyeti sağlayamadıkları, sizlere verdiği hizmetlere güvenmedikleri içindir. Çünkü yönetmiş oldukları camianın kendilerinden memnun olmadıklarını bilmektedirler!

İkinci neden ise; yukarıda belirttiğim gibi, oy kullanacak olan kişilere, kısaca sizlere güvenmiyor olma ihtimalidir.

Bir diğer hususta en son yapılan mali genel kurulda muhalefet grubun konuşmalarına kısıtlama getirilmesidir.

Bu kısıtlamayı da çok garip bir şekilde genel kurul oylamasına sunup yasal hale getirmeleridir.

Metal yorgunluğu

2003 yılından bu yana görevini sürdüren sayın tekvando federasyon başkanı 3.dönemini bitirmiş ve 4.dönem için hazırlanmaktadır.

Şuan için 16 yıldır görevinin başındadır.

Bu gibi örnekler birçok federasyonlarda geçerlidir.

Tekvando yu ele alacak olursak, 16 yıl içerisinde devletimizin çıkardığı onlarca yasa bulunmaktadır.

Bu yasalar içerisinde sponsorluk yasasına şahsım olarak çok önem vermekteyim.

Tekvando gibi ülkemizin son 40 yılına Avrupa, Dünya ve Olimpiyatlarda başarıları ile damga vurmuş bir federasyonun tek bir sponsor bulamaması da kabul edilebilir bir durum değildir.

Bu tablo yönetimsel zafiyetten başka bir şey değildir.

Hal böyle iken, yönettikleri kurumlara tek bir çivi çakmamış, tek bir kalıcı eser bırakmamış, Devletimizin çıkardığı yasalara entegre olamamış ve devletimizin üzerindeki mali yükü hafifleterek katkı sağlayamamış, içeride sırtını sporcu ve antrenörlere, dışarda ise sırtını bürokrasi ve devlete yaslamış bir yönetimin.4. dönemi düşünmesi ve yeniden aday olması manidardır.

En heyecanlı olmaları gereken ilk dönemlerinde bile, Türk sporuna hiçbir katkı sağlayamayan bir yönetimin, “20.yılına 4. dönem için kürek çekme arzularına sebep veren istek nedir?

Devletiminiz kadrolarında sürekli yenilenme çabaları vardır. Son 16 yılda ülkemizde neredeyse her bakanlıkta onlarca değişim olmuştur. Bürokrasi ona keza.

Sayın cumhurbaşkanımızın haklı olarak dile getirdiği metal yorgunluğu, Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, Belediye Başkanlarımız, Genel Müdürlerimiz, Daire başkanlarımız için geçerliyken, 20 yıldır Spor Federasyon Başkanlığı koltuklarında oturanlar için geçerli değil midir?

Adeta koltuklarına yapışmış olan bazı federasyon başkanlarının ısrarla direnmelerinin altında yatan ana sebep nedir?

Cumhurbaşkanımız ve Spor Bakanımızın, Federasyonların içler acısı bu durumuna el atacaklarından hiçbir şüphem yoktur. Bu ülkenin bir vatandaşı ve eski bir Milli sporcusu olarak Kendilerine bu konuda inancım tamdır.

Değerli okurlarım sizlere üç ana konuya değineceğimi söylemiştim.

Bu konu ise bir önceki yazdığım Almanya’dan Türkiye’yi temsil etmek için gelen ve sahip çıkılmayarak Almanya milli takımını temsil etmek zorunda bırakılan başarılı sporcumuz Şüheda GÜLER ile ilgili.

Bir önceki yazıma hiç dokunmadan tekrar yayımlıyorum.

Almanya’da yaşayan “TÜRK vatandaşımız olan, yüreği ve kalbi TÜRK bayrağı için atan ve sadece “Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil etmek için babası ile kalkıp Türkiye’ye gelen ve “TÜRKİYE ŞAMPİYONALARINA giren ve 49 kg da “TÜRKİYE“şampiyonu olan Şüheda GÜLER kardeşimizin Türkiye’de yüzüne bile bakılmamıştır.

Rukiye Yıldırım Teknik Direktörümüzün koruması altında olduğu için, Şüheda GÜLER tercih edilmemiş, yok sayılmış ve önü kesilmiştir.

Şüheda GÜLER ve babası Türkiye’de ne kadar mücadele etmiş olsalar da dertlerini kimselere anlatamamışlardır.

Türkiye’de sizlere ekmek yok kardeşim, mesajını aldıktan sonra, Almanya milli takımı adına sporculuğuna devam etmek zorunda bırakılmıştır.

İşin can alıcı kısmı ve ilahi adaletin tecellisi…

16.03.2019 Tarihinde Türk milli takımının katıldığı uluslararası “Belçika G-2 20 puan niteliği taşıyan müsabakada 49 KG da Rukiye YILDIRIM elenmiştir.

Sayın Teknik Direktörün elleriyle Almanya’yı temsil etmek zorunda bıraktığı Şüheda GÜLER ise bu turnuvada Almanya adına 3.olmuştur.

Belçika’da Rukiye Yıdırım’ı yenen sporcuyu yenerek bu madalyayı almış bulunmaktadır.”

Takdir Sn. Bakanımızın ve spor camiasınındır.

Bu yazıya yorum yapan ilk siz olun