Hızlı Arama Yapın
Arşiv

Naim Süleymanoğlu’nun kayıp madalyası Twitter’da bulundu!

personadmin ankara access_time2 ay önce

Merhum milli halterci Naim Süleymanoğlu’nun madalyalarının kaybolması ile ilgili kızları suç duyusunda bulunarak madalyaların bulunmasını istemişti.  ...

Arşiv

Dominic Thiem, Roger Federer’e

personadminizmir access_time2 ay önce

Londra’da düzenlenen ATP Finalleri Bjorn Borg Grubu’nda Avusturyalı Thiem, İsviçreli Federer’i 2-0 mağlup etti. Profesyonel Tenisç ...

Gündem

Tutya Yılmaz sporu bıraktı

personadministanbul access_time3 ay önce

Türk spor tarihine adını yazdırmış isimlerden biri olan cimnastikçi Tutya Yılmaz, 20 yaşında kariyerini sona erdirdiğini açıkladı. Türkkiye cimnastiği ...

Mehmet Güney
GSGM İmparatorluğunun Çöküşü / Kuklacının İpleri Kitaplarının Yazarı

Tribünler her söze alkış beklediği sürece

Çoğunuzun bildiği üzere şu sıralar Gençlik ve Spor Bakanlığımız, “ Spor Çalıştayı “ gerçekleştirmekte.

Bu çalıştayın ilk 2 günü Futbol’a ayrılmış, diğer günlerde ise, diğer spor branşları konuşulacak.

Çalıştay süresince ele alınacak konu başlıklarını biliyoruz, genel anlamda sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırılacak ve tabi en önemlisi, sonuç bildirgesinin ne olacağı, uygulamaya geçirilebilir olmasıdır!

Bu çalıştayda izlenecek yol haritası çok daha farklı olabilirdi!

Nasıl mı?

Olimpiyat tarihimize bakarak..!

Neresinden bakalım olimpiyat tarihimize?!

1936 Berlin, 1948 Londra, 1952 Helsinki, 1956 Melbourne, 1960 Roma, 1964 Tokyo, 1968 Mexico City, 1984 Los Angeles ve 2004 Atina olimpiyatları…

2004 Atina Olimpiyatlarında toplamda 11 madalya almışız!

Ülke spor tarihimizin, “maddi manevi imkânsızlıklar içerisinde” olimpiyatlarda elde ettiği başarılar, spor tarihimizin iki farklı yüzünden birini temsil etmektedir!

Şimdi yakın tarihimize dönelim: 2008 Beijing, 2012 Londra, 2016 Rio De Janeiro olimpiyatları…

Spor federasyonlarımızın özerk ilan edilerek, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde daha önce görülmemiş bütçe ve spor tesisleri desteğine sahip olmasına rağmen, sonraki olimpiyatlarda, 2004 Atina Olimpiyatlarındaki başarı seviyesinin altına düşmüş olmasının sebebi ya da sebepleri nelerdir?

Bu çalıştay da masaya yatırılması gereken konu budur aslında!

Çözüm nedir?

Federasyonların seçim sistemleri bu şekilde devam edecekse, çözüm 300 delege sınırlamasını kaldırmaktır!

Neden?

Çünkü spor federasyonları başkanlarımız bir sonraki seçimlerde koltuklarını koruyabilmek için delege memnuniyetini nasıl sağlayabileceklerini değil, sporda gerçek anlamda başarıyı nasıl yakalayabileceklerini düşünecek rahatlığı bulabilmelidirler!

Çoğu zaman soruyoruz ya; para var, tesis var başarı neden yok diye?!

Bu sorunun ilk cevabı da, çözüm önerisi de budur.

Spor Federasyonları delege memnuniyeti odaklı, delege keyfiyetiyle yönetilemez, yönetilmemeli!

Çalıştayda başka hangi konular ele alınabilirdi?

Ödül yönetmeliği: Türkiye, Avrupa, Dünya, Olimpiyat şampiyonları milli takım kamplarında mı yetişiyor sanıyorsunuz!?

Bu sporcuları yetiştiren antrenörler, “sporcuları ödül aldığında” alınan bu ödülden faydalanabiliyorlar mı?

Cevap?

***

Yetenekli sporcu taraması…

En baştan projenin adı yanlış!

Yetenekli sporcu taraması değil, uygunluk taraması olmalıydı projenin ismi ve projenin içeriği de buna göre şekillenmeliydi.

Her yıl yetenek taramaları için ne kadar bütçe ayrılıyor?

Bu projeye ayırdığımız milyon liraların karşılığını alabildik mi?

Elimizde liste var mı açıklanan?

Şu kişileri, şu spor branşlarına kazandırdık diye iftihar edebileceğimiz bir liste?

Kısacası; yıllardır yapılmakta olan, yetenekli sporcu taramalarının ülke sporuna ne gibi artıları olduğu, harcanan emek ve para sonrasında kazanımlarımızın ne ya da neler olduğu sorgulanacak mı?

TOHM kamplarına çekirdekten girip Avrupa, Dünya, Olimpiyat Şampiyonu olmuş sporcumuz / sporcularımız var mı?

Daha birkaç gün önce dile getirdim, TOHM projesi benim projemdir diye ısrarla iddiada hatta, “ithamda” bulunan Hüseyin Kutay gerçeği var ortada! Bu konu ciddiye alınmıyorsa eğer, bu bana göre ciddiyetsizlikten başka bir şey değildir.

***

Çalıştayda Futbolun nesini masaya yatırıyoruz???

“Acıyan Allah, diğer spor branşlarının spor kulüplerine acısın.”

Tarih: 16/10/2019

Kamu Denetçiliği Kurumu

Bazı konulardaki şikâyetleri değerlendiren kamu denetçiliği kurumu aynı zamanda TFF’nin Başkan Vekili olan Sn. Baykan’ı dinlemek ister.

TFF Yönetim Kurulu Üyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürü Sn. Baykan, futbola ilişkin evrensel gerçekler bulunduğunu, bu gerçeklerin üzerinde bir muhataplığın Türkiye’de futbolun oynatılması ve organize edilmesi adına zararlı olacağını beyan eder ve federasyonun kararlarının, “TFF” yargı denetimine tabi olmadığını belirtir.

Baykan, (İllaki Federasyon denetlenmelidir) yaklaşımını doğru bulmuyorum. Federasyon’un bütün faaliyet ve işlemlerinin asıl denetimi genel kurullarında gerçekleşmektedir der.

E ne oldu şimdi?

Ortada bir terslik yok mu?

“TFF’yi denetleme yetkisinin olmadığını beyan ettiğiniz Gençlik ve Spor Bakanlığının çalıştayında aynı zamanda TFF’nin başkan vekili olarak yer alıyorsunuz!”

Tırnak işareti içerisinde kurduğum cümlede yanlış bir şey var ise uyarın düzelteyim hemen.

***

Futboldan çok fazla anlamam ancak, kulüp başkanlarının çeşitli sebeplerle borçlanarak, borçları bir sonraki yönetime devredebilme hakkına sahip olmalarını hiç anlamam!

Asıl mesele şudur: Futbol branşı bir şekilde parayı birçok kaynaktan bulabilir, diğer spor branşlarına nasıl kaynak yaratılacak buna bakmak gerekiyor ama sanırım işe önce tasarruf tedbirleri ile başlamak gerekiyor.

Spor federasyonlarımızdaki mali sorunlar ele alınacaksa;

Belirlenen bütçeler neden taksit taksit verilmektedir?!

Spor toto kurumumuz, spor federasyonlarımıza verdiği reklam geliri desteğini, “gelen şikayetlerden yola çıkarak yazıyorum” birçok spor federasyonuna zamanında ödemediğinden, spor federasyonlarının o yıl ödenmeyen ve alacak hanelerinde yazılı olan, reklam gelirinin kalan bakiyesi bir sonraki yılda siliniyormuş?

***

Sponsorluk yasası ile ilgili çalışmalar, vergi muhafiyeti ya da indirimi gibi veya ulusal ve uluslararası reklam çalışmaları konusunda spor federasyonlarında profesyonel kadrolar kurulması ya da kurdurulması bu çalıştayda ele alınacak mı?

Yine spor federasyonlarımızın abartılı olduğu söylenen kira, seyahat, fuar gibi katılımları gözden geçirilip tasarruf tedbirleri gündeme getirilip, gerekli önlemler alınması için adımlar atılacak mı?

Çalıştay ile ilgili sosyal medyada yer alan bazı görüşlere bakalım.

  • Her sene çalıştay düzenliyorlar. Havanda su dövüyorlar. Aynı kişiler aynı konuları tartışıyorlar. Sorunların kaynakları, çözüm (!) üretiyorlar.
  • Bir çalıştayın iyi olduğu, karar verilen hedeflere erişilmesiyle ölçülebilir. 2008’den beri, 12 yılda Türk Sporunda neler değişti.? Elbette, çağdaş bir sportif ve idari yapılanmayı, uzman kadroların yetişmesini, sporun tabana yayılmasını ve uluslararası başarıyı kastediyorum…

Bakın bu sosyal medya mesajı çok daha ilginç ve önemli:

#sporunbirleştiricigücü hastag’ı ile yazılmış: Önce Ahlak ve Maneviyat, Liyakat ve ehliyet sahibi yönetici ve eğitimciler görev başında olmadığından, çare bizde diyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan‘ın talimatına rağmen, sözünü yere düşüren @ackilic76 @OA_Bak @kasapoglu  #KöklüReform yapamazlar.

Bu son mesajda ne denilmek istendiğini detaylı olarak ayrıca yazacağım.

Sporda başarılı mıyız?

Yokluk ve varlık günleriyle kıyaslarsak hayır başarılı değiliz.

Tribünler her söze alkış beklediği sürece, spordan yana nicedir halimiz!

Ps: Bu mızrak bu çuvala sığmaz dedirtecek köşe yazımı bekleyin… 

Çalıştayın başarılı geçmesi ve ülke sporunda çığır açabilecek kararlar alınıp uygulanması temennisiyle.

Print Friendly, PDF & Email

Bu yazıya yorum yapan ilk siz olun