Hızlı Arama Yapın
Magazin

2016 Rio Olimpiyatlarını Gümüş Madalyalı Sporcusu Dopingli Çıktı

personMehmet Güney access_time1 gün önce

2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda gümüş kazanan Eunice Kirwa dopingli çıktı! 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda kadınlar maratonda gümüş madalya kazanan Ba ...

Magazin

Caster Semenya 3 bin metre kategorisinde yarışacak

personadmin izmir access_time1 gün önce

Caster Semenya’nın koşacağı kategori belli oldu. Güney Afrikalı dünya ve olimpiyat şampiyonu atlet Caster Semenya, gelecek ay Prefontaine Classic̵ ...

Magazin

Squash turnuvasında dereceye giren sporculara hediye vibratör

personadministanbul access_time2 gün önce

İspanya’da düzenlenen bir squash turnuvasında dereceye giren kadın sporculara vibratör, ağda kiti ve elektronik ayak törpüsü hediye edildi.  Cin ...

Lena Erdil’i tanıyalım

Lena Erdil’i tanıyalım

person access_time1 sene önce

İstikamet bu sefer Belçika’ydı. liseyi Brüksel Avrupa Okulu’nda bitirdi. Akabinde yalnızca rüzgar sörfüne yoğunlaşarak geçireceği bir yıllık sürenin PWA dünya turunda aldığı sonuçlara nasıl etki edeceğini görmek için üniversiteye başlamadan önce eğitimine bir yıl ara verdi. Bunun sonucunda da Türkiye şampiyonu oldu ve PWA dünya turunu genel klasmanda altıncılıkla tamamladı.

Liseyi bitirir bitmez kendini tamamen rüzgar sörfüne adamak istemeyen Lena, İngiltere Brighton’daki Sussex Üniversitesi’nde Siyaset ve Felsefe okumaya başladı. Amacı, dünya turundaki konumunu korumak ve üniversiteyi mümkün olduğunca çabuk ve hızlı bir şekilde bitirmekti ki, öyle de oldu.

2011’den bu yana, artık cebinde bir de üniversite diploması taşıyan Lena, en sonunda profesyonel bir rüzgar sörfü sporcusu olmayı başardığı gibi, 2012 PWA Dünya Turu’nu da üçüncülükle tamamladı. 2014’te ise bir basamak daha yükselen Lena, bu kez sezonu Dünya İkinciliği başarısı ile noktaladı.

Aynı zamanda Bodrum, Türkiye’de bir rüzgar sörfü merkezi de işleten Lena ve ailesi, rüzgar sörfü sevgilerini mümkün olduğu kadar çok insanla paylaşmaktan hoşlanıyor.

POLONYA YARISI

Lena Aylin Erdil Salonda da Hız Kesmedi PWA Dünya Turu sekiz yıl sonra kapalı mekana uğradı. Lena Varşova’da zirveyi kimseye bırakmadı!

Varşova’da düzenlenen PWA Salon Windsurf Dünya Kupası’nda Lena Aylin Erdil, kadınlar slalomda 2100 puan elde etti ve birinciliğe ulaştı.

2006’dan bu yana kapalı alanda yapılan ilk PWA etkinliğinde ortaya çıkan görsel şöleni, dünya çapındaki binlerce rüzgar sörfü tutkunu organizasyonun resmi sitesinden canlı olarak izleyebildi. Süper finalde ev sahibi sporculardan Zofia Klepacka’ya karşı yarışan Lena, aldığı iyi startlar sonucunda rakibine şans tanımadı.

İZMİR DOĞUMLU, LİSE TAHSİLİ AVRUPA, İNGİLTERE SİYASET VE FELSEFE

Polonya’da 3 gün süren kıyasıya mücadelenin ardından, sporcumuz Lena Erdil 2014 PWA Indoor Slalom Dünya Şampiyonu ünvanını kazandı. Lena, bu şampiyonluğun kendisi için çok değerli olduğunu ve kariyerindeki ilk PWA Dünya Şampiyonu ünvanını kazandığı için çok mutlu olduğunu dile getirdi.

SÖRF’ÜN KRALİÇESİ

Lena, kendini biraz anlatabilir misiniz?

Politika ve Felsefe okumus 26 yasinda profesyonel bir rüzgar sörfçüsüyüm. Sponsorlarım Redbull, Türk Hava Yollari, Oakley ve Bodrumspor. Türkiye Sampiyonu, PWA Indoor Dünya Sampiyonu, PWA slalom dünya ikincisi ve IFCA slalom bayanlar birincisi gibi derecelerim var. Ayni zamanda Bodrum, Ortakent’de ailemle birlikte, “Lena Erdil Windsurf Center€ adinda bir Windsörf okulu işletiyorum.

Bu spora nasıl başladınız? Genç bir sporcusunuz, sizi bu konuda kim yönlendirdi? Annem ve Babam ikisi de sörfçü sanırım beni bebekliğimden beri sörfün üstüne oturtmuslardır. Yani klasik bir ilk gün hatıram yok, düşünmeye basladığım günden itibaren sörf hep vardı! Sörf ile ilgili herseyi babamdan öğrendim diyebilirim, kendisi Marmara Üniversitesinde Spor Bilimler Profesörü ve beni profesyonel sporcu olma hedefimde her zaman çok destekledi.

Hayatınızda neler değişti bu sporla beraber?

Üniversiteden sonra, yani son 3 senedir kendimi tamamıyla profesyonel sporculuğa verdim ve spor gereği çok seyahat etmeye basladım. Su anda hayatımı rüzgara bağlı olarak yaşıyorum. Hangi aylarda dünya’nın neresinde en uygun antrenman şartları varsa, ben oradayım. Tabii antrenmanlar dışinda’da yarışlarımız oluyor ve bunlar için de tekrar seyahat ediyorum. Ama seyahat etmeyi ve yeni yerler ve kültürleri keşfetmeyi cok sevdigim için bu hiç sorun olmuyor…

2015 yılının sizin için en çarpıcı olayı neydi?

En önemli başarınız ne oldu? 2016 planları ve hedefleriniz nelerdir? Güney Kore’de bu sezonun ilk dünya kupası yarısında birinciliği kıl payı kaybetmek en çarpıcı an oldu. Hem çok üzücü ama aynı zamanda çok da heyecan vericiydi. Dünya birinciliği hedefime ilk kez bu kadar yaklaşmıştım. Hedeflerimde çok fazla değişiklik yok. PWA dünya birincisi olmak en büyük hedefim ve hayalim, bu hedefime ulaşmak için elimden geleni yapacağım.

Kendi yaptığınız alanda, bayan olmanın avantaj ve dezavantajlarından bahsedebilir misiniz? Spor hayatınıza ilişkin en ilginç olay / hikaye nedir?

Yaptığım spor hem çok fiziksel hem de çok teknik. Özellikle ince malzeme ayarları, zımparalar ve carbon-epoxy tamirler gibi uğraşlar çok ve normalde sanırım daha klasik bir erkek işi.

Açıkçası en sevmediğim kısmı da bu ama sporum icin çok önemli bir parça, keşke daha çok sevebilseydim diyorum, çünkü erkekleri görünce sanki çok severek bu tarz şeylerle uğraşıyorlar, bende mecburiyetten oluyor daha çok.


Bayan olmanın dezavantajı maddi anlamda daha az ödül parası ve sponsorlardan da daha az para kazanmamız. Bir çok extrem sporda olduğu gibi bayan katılımı erkek katılımına göre daha az olduğu için bu tarz bir haksızlığın normal olduğunu düşünüyorlar.€


BAYAN ERKEK AYRIMI OLMASI ÜZÜCÜ

Çalışma saatlerimiz ve harcanan efor arasında hiç bir fark yok!

Bayanlar da en az erkekler kadar çalışıyorlar.


SANIRIM EN İLGİNÇ HİKAYEMİ GEÇEN GÜN YAŞADIM!

Güney Afrika’da rüzgar sörfü yaparken bazen iyi dalgaları seçmek için denize doğru açılıyoruz. Bu sefer tam dönüşümü yaptıktan sonra önümde beyaz bir hayvan görmem ve ona çarpıp düşmem bir oldu. Daha düşerken çığlık çığlığa kaldım. Köpek balığı olduğunu anladığımda hemen boardumun üzerine çıktım ve etrafıma bakmaya basladım.

5 metre ileride gezinen köpek balığı yüzgecini de görünce artık hiç şüphem kalmadı ve hayatımın en büyük korkusunu yasadım! Boardumun üzerinde oturarak sakin olmaya çalıştım ve ne yapmam gerektiğini düşündüm etrafta başka bir windsörfçü daha vardı onu çağırdım ama o da köpek balığını görmüştü ve beni beklemek istemedi.

Tekrar harekete geçebilmem için suya girmem gerekiyordu ama 5 dakika hareketsiz ve yüzgece bakınarak oturdum. Sonunda yüzgeci göremeyince iyi bir sağnak yakaladım,suya inmem ve kalkmam bir oldu. Köpek balığı bir kez daha ortaya çıkmadan plaja döndüm. Plajda çok rahatladım, yüzümde kocaman bir gülümseme vardı.

Hikaye cok inanılmaz ve gerçek olduğuna ben bile zor inanıyorum.Sonuç olarak kendimi cok şanslı hissediyorum. Doğa’da vahşi hayvanlar ile birlikte olabilmenin çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum, daha önceden capetownda yunuslar, balinalar ve foklar ile sörf yaparken görmüşlüğüm cok var, ama köpek balığına çarpmak gerçekten bambaşka bir duygu! Ertesi sabah tabiiki tekrar denizdeydim, bu aralar etrafıma biraz fazla bakınıyorum ama korkmuyorum çünkü orası onların yaşam alanı ve çarpıp neredeyse üzerine düşdükten sonra bir şey olmadıysa herhalde bir daha hiç olmaz.

Bir gününüz nasıl geçiyor? Nasıl antrenman yapıyorsunuz ve nasıl besleniyorsunuz? Antrenman yaparken en çok ne dinliyorsunuz?

Antrenman stilim dönem dönem değişiyor. Şu anda 2 buçuk ay boyunca Capetown’dayım ve burada zamanımı mümkün olduğu kadar dalgalarda ve deniz de geçirmeye çalışıyorum. Rüzgarın olmadığı zamanlar SUP-surf veya Surf yapıyorum. Çok iyi denge, koordinasyon, kondisyon ve kas geliştiren sporlar. Aynı zamanda ben daha sörfe yeni başlarken tercübeli bir abim bana windsurf’de her şey €˜time on the water‘ (suda geçirdiğiniz zaman) ile alakalı olduğunu söylemişti, ve bu felsefeye inanarak her zaman su da ki antrenmanlarıma ağırlık verdim.

Genelde her gün 3-6 saat arası suda oluyorum. Buradaki aşırı soğuk su, sert rüzgar ve büyük dalgalar aynı zamanda çok yorduğu için ekstradan salonda çalışmaya zaman ayıramıyorum. Tabi bahardan itibaren tekrar slalom yarış antrenmanlarım yani sıra özellikle sakatlıkları önlemek için yaptığım sıkı bir fitness programını takip ediyorum. Genelde bu antrenmanları sabah hafif bir kahvaltıdan sonra yapıyorum ve öğleden sonra zamanımı yine slalom antrenmanlarına saklıyorum. Beslenmeme dikkat ediyorum, her zaman dengeli ve sağlıklı beslenmeye çalışıyorum.

DOĞA’DA SPOR, ” ÖZGÜRLÜKTÜR ” ÇÖZÜMLERE ODAKLANIYORUM.

Suda antrenman yaparken müzik dinlemiyorum, ama kara antrenmanlarımda Müzik olmazsa olmaz. Müzik antrenmanlarımdan daha çok sevk almamı sağlıyor! Genelde yüksek tempoda spor yapmayı tercih ediyorum ve bunu da en çok drum and bass müzikler eşliğinde yapmayı seviyorum. Özellikle ip atlarken kendimi dans ediyorumuş gibi hissediyorum.

Türkiye, sörf anlamında sahip olduğu potansiyeli sizce kullanabiliyor mu? Bu spora olan ilgi istenilen düzeye gelmiş durumda mı? Çocuklarda bu spora başlama yaşı nedir?

Türkiye windsurf anlamında çok yüksek bir potansiyele sahip, özellikle ege, akdeniz ve marmara kıyılarımız çok iyi rüzgar alıyor ve sahil şeritlerimizde yerleşimimiz yüksek yani çok sayıda insanın bu sporu yapması için bütün faktörler hazır! Ancak deniz kültürümüz ve özelikle denizin içinde ve üzerinde spor yapma alışkanlığımız hala çok geride ve bunun çocukların eğitiminden başlanarak değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama çocukların daha zorunlu yüzme dersleri bile almadığı bir ülkede yaşadığımız için sanırım herkes sörf dersleri almalı demek biraz hayali bir yaklaşım olur! Yani şimdiki acı gerçek yüksek potansiyelimizi kullanamamamız.

Çocuklar ortalama 7 yasında başlayabiliyorlar, biraz çocuktan çocuğa değişebiliyor. Windsurf okullarının sayısı gittıkçe artıyor ve eğitim kalitesinde de bir gelişme görüyorum, bu yüzden ilginin arttığını düşünüyorum. Windsurf’e başlamak için en iyisi yaz ayları boyunca bir sörf okuluna üye olmak ve mümkün oldukça çok zaman denizde geçirmek. Tabi sahil kenarında yaşıyorsanız en iyisi 12 aylık bir üyelik, çünkü kışın da bir neopren elbisesi giyerek çok rahatlıkla sörfe devam edebilirsiniz!

Spor yaparken doğada olmak sizin için ne ifade ediyor?

Özgürlük ifade ediyor, ve doğada olduğum anlar benim için en mutlu olduğum anlar. Doğada ve özellikle dalgalarda windsörf yaparken başka hiç birşeyi düşünemiyorsunuz, sadece dalganın malzemenin ve rüzgarın bir parçası olarak hareket ediyorsunuz. Meditasyon yapan arkadaşlarım var ve doğada yapılan bir extrem sporun meditasyona çok benzediğini düşünüyorum. Kafanızı komple boşaltabiliyorsunuz. Doğada spor yapmak normal hayatımda daha dengeli ve mutlu bir insan olmamı sağlıyor. Genelde problemlerden çok etkilenmiyorum hep çözümlere odaklanıyorum. Bence bu doğa sporun sağladığı bir ruh hali.

Bu sporun gelişmesi için ülkece yapılması gerekenler nelerdir?

Ülkemizin sağladığı muhteşem antrenman olanaklardan dolayı yetişen ve yetişmiş olan çok üst seviyede, dünya şampiyonluklara bile olan sporcularımız var ve bunlara sahip çıkılması gerekiyor. Üst düzeydeki sporcular daha iyi örnek olabilmek için ve profesyonel sporcu hayati sürdürerek ülkemize madalya ve ödüller kazandırmaya devam etmeleri için devletten ve federasyondan desteklenmeleri gerektiğine inanıyorum.

Ülkemizde windsörf dalında sporcular açısından çıta çok yüksek ve bu da alt yapının gelişmesi için çok önemli bir faktör, bundan sonra herkesin elinden geldiği kadar destek vermesi, ve topluca bu sporu kalkındırmamız gerekir. €

folder_openEtiketler
content_copyKategoriler

Bu yazıya yorum yapan ilk siz olun